Ehliyet maliyeti 30 bin lirayı buldu

Akaryakıt başta olmak üzere artan maliyetlere dikkat çeken Tepeöz, sürücü kurslarının ayakta kalabilmesi için 2027’de B sınıfı kurs ücretinin 27-28 bin TL seviyesinde olması gerektiğini belirtti. Tepeöz ayrıca yeni yönetmelikle direksiyon eğitim saatlerinin artırılmasının ve serbest güzergâhta eğitim ile sınav sistemine geçilmesinin planlandığını açıkladı.Ehliyet almak isteyenleri 2027 yılında hem eğitim sistemi hem de maliyetler açısından önemli değişiklikler bekliyor. Orta Anadolu Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Federasyonu Başkanı Serdar Tepeöz, hazırlanmakta olan yeni yönetmelikle sürücü adaylarının direksiyon başında geçireceği sürenin artırılmasının planlandığını açıkladı. Yeni sistemde adayların belirli bir sınav güzergâhını ezberlemesi yerine kavşak, çevre yolu, şerit değiştirme, yaya geçidi ve farklı trafik yoğunlukları gibi gerçek sürüş koşullarında eğitim alması hedefleniyor. Tepeöz, düzenlemenin 2026’nın sonlarında yayımlanarak 2027 yılı başından itibaren uygulamaya girmesini beklediklerini söyledi. “2027’DE 27-28 BİN LİRA OLMASI GEREKİYOR”Sürücü kurslarının faaliyetlerini sürdürebilmesi için B sınıfı kurs ücretinin 2027’de ortalama 27-28 bin TL olması gerektiğini belirten Tepeöz, mevcut 20 bin TL’lik ücret karşılığında adaylara 34 saat teorik, 16 saat direksiyon eğitimi verildiğini söyledi. Tepeöz, kurs ücretine ek olarak 1.250 TL e-sınav ve 2 bin TL direksiyon sınavı harcı ödendiğini, toplam sınav maliyetinin ise 3 bin 250 TL olduğunu kaydetti.B SINIFI EHLİYETİN TOPLAM MALİYETİ YAKLAŞIK 30 BİN TLTepeöz’ün verdiği bilgilere göre Ankara’da 20 bin TL’lik kurs ücreti, sınav harçları ve 8 bin 860,20 TL’lik ehliyet çıkarma bedeliyle birlikte toplam maliyet 30 bin TL’yi aşıyor. Bu tutarın sınavları ilk hakkında geçenler için geçerli olduğunu belirten Tepeöz, direksiyon sınavındaki her başarısızlığın 6 bin TL, e-sınavdaki başarısızlığın ise 1.250 TL ek maliyet oluşturduğunu söyledi. DİREKSİYON SINAVLARI ZORLAŞACAKSürücü eğitiminde önümüzdeki dönemin en önemli değişikliklerinden birinin direksiyon eğitimi ve sınav sistemi olması bekleniyor. Tepeöz, direksiyon sınavlarının zorlaşmasını desteklediklerini belirterek bunun trafik güvenliğinin artırılması açısından gerekli olduğunu söyledi.Karayolları Trafik Güvenliği Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar trafik kazalarının yüzde 50 azaltılması, 2050 yılı için ise trafik kazalarının sıfırlanması hedeflerine işaret eden Tepeöz, bu nedenle eğitimin gerçek trafik koşullarına daha fazla taşınması gerektiğini ifade etti.Sürücü adaylarının yalnızca belirli bir güzergâhı ezberleyerek sınava hazırlanmasının yeterli olmadığını vurgulayan Tepeöz, eğitim ve sınavların akan trafikte, serbest güzergâhlarda gerçekleştirilmesini desteklediklerini kaydetti.“SINAVI GEÇEN KURSİYER TRAFİKTE RAHATLIKLA ARAÇ KULLANABİLMELİ”Sürücü kurslarının amacının yalnızca adayları sınavdan geçirmek değil, trafikte bağımsız ve güvenli araç kullanabilecek sürücüler yetiştirmek olduğunu belirten Tepeöz, “Sınavı geçen bir kursiyer akan trafikte her yerde çok rahat bir şekilde gidebilmeli” dedi. Bu nedenle serbest güzergâhta eğitim ve sınav yapılmasını desteklediklerini söyleyen Tepeöz, yeterli eğitimin trafik güvenliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. YENİ YÖNETMELİK İÇİN TARİH VERDİTepeöz, sürücü eğitiminde değişiklikler öngören yeni yönetmeliğin 2027 yılı itibarıyla uygulamaya girmesinin beklendiğini de açıkladı. Yeni sistemde direksiyon ders saatlerinin birkaç saat artırılmasının planlandığını aktaran Tepeöz, temel amacın sürücü adaylarını ezbere dayalı eğitim sisteminden çıkarmak olduğunu ifade etti. Mevcut programa göre direksiyon eğitim süresinin iki ila dört saat arasında artırılmasının gündemde olduğunu kaydetti.SABİT GÜZERGÂH YERİNE GERÇEK TRAFİK KOŞULLARIPlanlanan sistemle birlikte adayların yalnızca sınav güzergâhında çalışması yerine farklı trafik koşullarıyla karşı karşıya kalması hedefleniyor.Tepeöz, sürücü adaylarının kavşak dönüşleri, dönel kavşaklar, çevre yolları ve iki araç arasına park etme gibi günlük trafikte karşılaşabilecekleri durumları öğrenmelerinin amaçlandığını söyledi.Sınav sisteminin güvenlik tedbirleri altında ve kamera kaydıyla devam edeceğini ifade eden Tepeöz, “AVM içinde park” şeklindeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını söyledi.Tepeöz ayrıca Avrupa’daki sürücü eğitim modellerinin incelendiğini belirterek, kamera karşısında 50 dakika süren direksiyon sınavı ve haftanın her günü sınav yapılabilmesi gibi uygulamalarla eğitim kalitesinin artırılmasının hedeflendiğini aktardı.“AMAÇ SINAVI GEÇMEK DEĞİL, GÜVENLİ SÜRÜCÜ YETİŞTİRMEK”Serbest güzergâh sisteminin ezbere dayalı sürüşün önüne geçeceğini belirten Tepeöz, adayların farklı yol ve trafik koşullarında eğitim alarak “trafiği okuma”, riskleri önceden fark etme ve doğru karar verme becerilerini geliştireceğini söyledi. Tepeöz, sistemin temel amacını, “Amaç sınavı geçmeye yönelik değil, güvenli sürücü yetiştirmeye yönelik olacaktır” sözleriyle özetledi. KAÇAK DİREKSİYON EĞİTİMİNE UYARITepeöz, ehliyet aldıktan sonra trafikte araç kullanmakta zorlanan kişilere de uyarıda bulundu. Sosyal medya üzerinden veya kayıt dışı biçimde direksiyon eğitimi veren kişiler yerine yetkili sürücü kurslarından eğitim alınması gerektiğini söyledi.Milli Eğitim Bakanlığının özel direksiyon dersi verme yetkisini sürücü kurslarına verdiğini belirten Tepeöz, kayıt dışı eğitimlerde kullanılan araçların mevzuat ve sigorta açısından sorun oluşturabileceğine dikkat çekti.Özellikle sonradan pedal takılan araçlarla verilen kayıt dışı eğitimlerde kaza yaşanması halinde sigorta konusunda ciddi sorunlarla karşılaşılabileceğini savunan Tepeöz, sürücülerin yetkili kurumları tercih etmesini istedi.KURS ÜCRETİ TEK SEFERDE ALINMIYOREhliyet maliyetinin vatandaş üzerinde oluşturduğu yükü de değerlendiren Tepeöz, Ankara’da 20 bin TL olan kurs ücretinin tek seferde alınmadığını söyledi.Eğitim sürecinin yaklaşık iki ila iki buçuk ay sürdüğünü belirten Tepeöz, kursiyerlerin ödemelerini bu süreç içerisinde parça parça yaptığını ifade etti. Teorik eğitim ve sınav aşamasının ardından direksiyon eğitiminin başladığını, 14 saat akan trafikte ve iki saat simülatörde eğitim verildiğini kaydetti.Kursiyerin sınavları başarıyla tamamlayıp sertifika almaya hak kazanmasının ardından ise ehliyet çıkarma ücretini Nüfus Müdürlüğü aşamasında ödediğini söyledi.“KAYIT SAYILARI EKONOMİK ŞARTLARDAN DOLAYI AZALIYOR”Vatandaşların ehliyet almak için ayırabilecekleri bütçenin ekonomik koşullardan doğrudan etkilendiğini belirten Tepeöz, özellikle gençlerin okul, gıda, giyim ve barınma gibi temel giderlerinin ardından sürücü kursuna bütçe ayırmakta zorlanabildiğini söyledi.Sürücü kurslarındaki kayıt sayısının hem ekonomik koşullar hem de demografik değişim nedeniyle gerilediğini öne süren Tepeöz, sektörün artan işletme giderleriyle de mücadele ettiğini ifade etti.SÜRÜCÜ KURSLARINDAN ÖTV VE KDV TALEBİSektörün ekonomik taleplerine de değinen Tepeöz, sürücü kurslarının eğitim araçlarını yenileyebilmesi için ÖTV muafiyeti talep ettiklerini söyledi. B sınıfı otomobillerin yanı sıra otobüs, kamyon ve motosikletlerin de eğitim amacıyla kullanıldığına işaret eden Tepeöz, bu araçların yenilenmesinde vergi avantajı sağlanmasını istediklerini belirtti.Sürücü kurslarının her yıl ödediği ruhsat harçlarının da önemli bir maliyet oluşturduğunu söyleyen Tepeöz, Ankara’da söz konusu harcın 63 bin TL olduğunu ifade etti. Tepeöz, ruhsat harcının her yıl yerine yalnızca kurum açılışında bir kez alınmasını talep ettiklerini bildirdi.Sektörün bir diğer talebinin KDV indirimi olduğunu belirten Tepeöz, eğitim kurumu olduklarını vurgulayarak mevcut yüzde 10'luk KDV oranının yüzde 1’e indirilmesini istediklerini söyledi.ELEKTRİKLİ EĞİTİM ARAÇLARININ SAYISI ARTIYORArtan akaryakıt maliyetlerine karşı elektrikli araçların sürücü kurslarında kullanılmaya başlandığını da anlatan Tepeöz, elektrikli araçların hem işletme maliyetleri hem de çevresel etkiler açısından avantaj sağladığını söyledi.Özellikle otomatik vitesli eğitim araçlarının giderek elektrikli modellerle yenilendiğini belirten Tepeöz, “Hem çevreyi koruyor hem doğayı koruyor hem de yakıt tasarrufu sağlıyor” ifadelerini kullandı.TRAFİĞE ÇIKMAKTA ZORLANANLARA “ÖZEL DERS” ÖNERİSİEhliyeti olmasına rağmen yoğun trafikte tek başına araç kullanmakta zorlanan kişilerin doğrudan trafiğe çıkmak yerine sürücü kurslarından özel ders almasını öneren Tepeöz, özellikle Ankara trafiğinin yoğunluğuna dikkat çekti.Sürücülerin yetkili bir kursa başvurarak uygun saatlerde özel direksiyon eğitimi alabileceğini belirten Tepeöz, eğitimin ilerleyen aşamasında kişinin kendi aracında da gerçekleştirilebileceğini söyledi.Tepeöz, kayıt dışı eğitim veren kişilerden uzak durulması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak, sürücü eğitiminde temel hedefin yalnızca ehliyet sahibi olmak değil; trafikte güvenli, bilinçli, çevresini okuyabilen ve bağımsız karar verebilen sürücüler yetiştirmek olduğunu ifade etti.