Tatmin etmeyen sonlar

Bilirsiniz, bir dizi, film, kitap veya oyuna başlayınca çok büyük bir heyecanla sonunu bekler, ama bazen istediğinizi bulamaz, büyük bir hayal kırıklığına maruz kalırsınız. İşte bugün sadece sonunun değil, zaten ilk iki filminin de dalga konusu olan bir serinin son filmine, Star Wars: The Rise of Skywalker’a (kısaca TRoS) bakacağız.Bu film zaten çok da destek alarak başlamamıştı. Çünkü Disney altında zaten berbat iki film çıkaran Star Wars (Yıldız Savaşları) markası insanlardan aldığı güveni boşa çıkarmıştı, ki bu iki film ve bütün üçlemenin berbatlığı başka bir günün konusu.TRoS, çoğu Star Wars filminden beklenenin aksine kötü efektler, kötü savaş sahneleri ve oldukça orijinallikten uzak bir hikaye barındırıyordu. Zaten hiç sevilmeyen ana karakter Rey’i daha da ön plana atan film, ayrıca çoktan ölmüş olan bir kötü karakteri herhangi bir gerekçe belirtmeden geri getirmiş, izleyenleri çileden çıkarmıştı. Düşünsenize, bir insan ölüyor ancak birkaç gün sonra aniden geri dönüyor, bunu da “Nasılsa hayata döndüm?” diye açıklıyor. Yani bu filmin hikayesi, bizi sormamız gereken soruyu kendisine sorup cevaplamıyor.Çok spoiler vermek istemiyorum, bazılarınız izlemek isteyecektir, ama bu tür mantık hatalarını, inandırıcı gelmeyen diyalogları, karakterlerin kendilerine aykırı hareketlerini film boyunca çokça göreceklerdir izleyenler.Bence bu tür filmler, hikayeler, evrenler para için Disney’in yaptığı gibi ayakta zorla tutulmasının aksine, bırakılmalı. Böylece ne marka zarar görür ne de insanların o markaya duyduğu değer.